E-Ticaret & Yurt Dışı Satış

E-ticaretin ihracata katabileceklerini tartışmanın manası yok diye düşünüyorum; konuya önem vermesine karşın çekinceleri olan arkadaşlar için acizane deneyimlerimden aklıma gelen temel noktaları paylaşmak istiyorum izninizle.

Öncelikle altyapı kısmına odaklanalım.

Teknik kısımda aşılması gereken ilk sorun sitemizin dil ve döviz desteğiyle ilgi olacaktır elbette. Şayet hazır/ucuz türkçe e-ticaret paketlerinden birini kullanıyorsanız, bu konuda yapabileceğiniz çok bir şey yok malesef; çok az alternatif marka yabancı dil ve döviz desteği sunuyor. Ya bu desteği sunan bir e-ticaret paketiyle ilerleyeceksiniz, ya da tüm dünyaca ortak kullanılan altyapılara yönelecek, ve konuya yatırım yapacaksınız.

Örneğin, Magento, WooCommerce, Shopify gibi yabancı / hazır e-ticaret altyapılarına çoklu dil ve para birimi desteği sunan özel modüller bulunuyor. Ve hatta bahsettiğim bu modüllerin, eş zamanlı lokasyon tespiti yapıp otomatik yönlendirme yapan alternatifleri de mevcut (auto language swithcher/ auto currency swithcher)

not: çok yaygın değil Türkiye’de kullanım; ama shopigo, forevernew gibi markalar magento altyapısını kullanıyor örneğin.

2016-eticaret-trendleri

Bu sistemlerin ortak prensibi, Maxmind gibi temel IP veritabanlarını kullanıp, kişinin hangi ülkeden bağlandığını tespit etmek, ve kontrol panelinde ayarladığımız tercihlere uygun dil/para birimi çıktısını ziyaretçiye sunmaktan ibaret. Örneğin, Türkiye için Türkçe ve TL, Avrupa Birliği için İngilizce ve EU, Diğer tüm ülkeler için İngilizce ve USD gibi temel bir yapılandırma yapabiliyorsunuz burada (aklınızda olsun ama; bu uygulamalarda sıklıkla türk lirasının kodu yanlış ekleniyor. TL, YTL, TRL vs; kodlama yapan arkadaşlar anlayacaktır)

*Benzer şekide anlık currency datasını çekebileceğiniz yine farklı kaynaklar mevcut.

Bu koordinasyonun kusursuz hazırlanması gerekiyor; zira öngöremediğiniz sorunlar çıkması çok olası. Örneğin Hindistan’daki birine karışıklık sebebiyle TL fiyat gösterilmesi alışverişi tamamlayamamasına sebebiyet verebilir. Yahut, bir Türk bankasına ait kredi kartıyla Türkiye’deki bir alışveriş sitesinden euro para birimiyle alışveriş yapamayabiliyorsunuz; bankaların güvenlik sebebiyle bu tip önceden tahmin etmesi zor kısıtlamaları mevcut.

Sonraki adımda, sanal posların farklı döviz kurlarıyla tahsilat yapabilmeleri için ilgili para birimlerinde hesapların açılması gerekiyor. Örneğin X bankasının sanal posuyla yurt dışından dolar tahsilat yapabilmek için, o bankada bir de dolar hesabınızın olması gerekiyor.

Banka hesapları ve site içerisindeki yönlendirmeler tamam ise, teknik anlamdaki son adım, ödeme sayfasındaki ayaramaların doğru yapılması(döviz cinsinin kısaltmalarına dikkat edin); olası hata kodlarının da yine multi language olarak verilmesi olacaktır. (her olasılığı ayrı ayrı test etmenizi öneriyorum)

İşin operasyon kısmı da yine ayrıca bir detaylı çalışma gerektiriyor. Her durumda müşteri hizmetlerinizin en azından ingilizce destek verebilecek durumda olması gerekiyor takdir edersiniz. Kargo adımı ise, kabaran bütçeyi göze alabilecekseniz şayet, abartıldığı kadar sıkıntılı değil. DHL, UPS gibi firmalardan, şayet aylık belirli gönderim adetleri için taahütte bulunabilirseniz, görece uygun teklifler alabilirsiniz. Bu firmaların olası gümrük sorunlarıyla ilgili, yurt dışı operasyon iş yükünüzü ciddi anlamda kısaltabilecek özel çözümleri bulunuyor.

Yurt dışı satışlarındaki en önemli sıkıntılardan biri de, gümrük tıkanmaları, şikayetler ve akabindeki iadeler. Her ülkenin farklı gümrük vergisi kıstasları mevcut; ve her biriyle ayrı ayrı başa çıkabilmek çok pratik değil inanın. Avrupa Birliği’nin ilgili rakamlarına şu adresten ulaşabilirsiniz; yahut güvenilirliğinden emin olmasam da şöyle bir alternatif de mevcut. Her ürün için farklı oranlar söz konusu, ve hatta ürünün akıl almaz bir alt detayı dahi, oranları ciddi anlamda farklılaştırabiliyor.

Burada pratik 2 yol var(benim algoritma kasıp boşuna vakit kaybetmeyin). Bahsettiğim kargo firmaları, gümrük vergisini müşteriye yansıtmadan size yahut 3ncü bir kişiye faturalandırabiliyor. Kargo bedeli + gümrük vergisi + hizmet bedeli şeklinde yapıyorsunuz ödemenizi. Kargo bedeline yakın bir hizmet bedeli talep ediliyor; ama bilhassa kar marjı yüksek lüks tüketim satışları için kullanılabilecek bir sistem olduğunu düşünüyorum.

Ve yahut en rahat yol, ‘siparişin gümrük mevzuatına takılabileceğini, olası sorun ve vergilerden firmanızın sorumlu olmadığını’ net şekilde paylaşmanız olacaktır elbette. Satış sözleşmesinin ötesinde, sepet ve satın alma adımlarındaki çeşitli yerlerde bu durum ziyaretçiye net olarak ifade edildiği taktirde, hemen hiç bir sorun çıkmayacaktır(yurt dışındaki bilinç, bu hususta Türkiye’den daha fazla)

Kargo firmalarından alacağınız, hangi ülkeye, hangi desi, hangi ücret ve ne kadar zamanda teslimat yapılacağına ilişkin detaylı dokümanı, e-ticaret sisteminizin kontrol paneline tek tek işlemeniz gerekiyor. Magento gibi açık kaynak yazılımlarda, gönderi yapılabilecek ülkeleri sınırlamak da mümkün elbette.

Unutulmaması gereken bir diğer husus da, alternatif ödeme methodları olacaktır. -ki bilhassa bu döviz satışlarda bu %3-4 komisyonlarla çalışan Paypal, Skrill gibi ödeme araçlarının daha sık kullanıldığını göreceksiniz.

Şimdilik benden bu kadar; aklıma geldikçe, konu hakkında yazmaya devam edeceğim.

You may also like

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir