Facebook Reklamlarındaki %20 Kuralının Kaldırılması Ne Anlama Geliyor?

Facebook reklam alanlarının potansiyeli ve dijital pazarlama planı içerisinde hangi yoğunlukta yer verilmesi gerektiği sıklıkla tartışılan bir konu.

Bildiğiniz üzere arama motoru reklamcılığında birim maliyetler, teklifiniz kadar, reklamınızın tıklanma ve tıklayanın beklentisini rakiplere kıyasla karşılama potansiyeline göre de şekilleniyor. Sosyal medya reklamları ise, teklifinizi öncelikli baş tacı edip(belirtildiyse), frekansını ve gösterilecek kitleyi yalnızca(şimdilik) tıklanma potansiyeline göre ayarlıyor. Yanlış mesaj ve yanlış görsel kullandığı için tıklama almayan bir kampanyanın birim tıklama maliyeti atıyorum 0.5$’lar civarında olurken, ilgi çekici bir mesaj yahut fotoğraf ile klikleri toplayan bir başka kampanyanın tıklama maliyeti 0.02$ olabiliyor. (adamlar da haklı, kalite beklentisini bozmadan onlara en çok para kazandıracak/en doğru reklamları üst sırada çıkartmaya çalışıyorlar) O sebeple, kampanyanın yayına başlama saati, en yüksek geri dönüş alınması muhtemel tarih/saat olarak ayarlandığında, enteresan farklar yakalanabiliyor.

Sayfaların standart paylaşımlarındaki organik erişim oranları ise hedef kitleyi test ede ede belirleniyor. Paylaşım, gören ilk örneklem gruptan yorum, tıklama, like gibi katılımcı tepkiler aldıysa, yeni bir örneklem gruba daha gösteriliyor. İnteraktivite benzer oranda devam ettiği müddetçe yeni insanlara ulaşıyor; yani, ilgi azaldıkça gösterimi kısılıyor/sonlandırılıyor, ilgi arttıkça yeni yeni insanlara gösteriliyor. (-ki kaliteli/ilginç paylaşımlar ön planda olsun, çöpler ortalıkta görünmesin)

Reklamlarda ise bu güne kadar kampanya mesajına eklenen fotoğraf üzerine gönülden geçen yazılar yazılamıyordu biliyorsunuz. Tek enstruman fotoğrafın altındaki kısıtlı reklam metni olunca da, ya istenen mesaj tam olarak verilemiyordu; ya da en iyi ihtimalle ‘keşke o benim için çok kıymetli mesajı fotoğrafın üstüne tam olarak yazabilseydim; bu şekilde anlatamıyorum derdimi’ gibi hayıflandırıyordu planlamacılar.

Şimdi bu kural bir miktar esnedi. Teknik olarak, reklam görselimizin üzerine artık istediğimiz mesajı yazabileceğiz.

Ama,

Ama yazı ne kadar baskın ve yoğun kullanılırsa, facebook o kadar garbage gözüyle bakıp gösterim frekansını ve ulaşacağı kitleyi kısıtlayacak.

Dört gruba ayırmış hatta bu düzeni; metinsiz ve düşük/orta/yüksek metin oranlı diye..

Asıl / olmazsa olmaz reklam mesajımızın yanında ‘hemen satın al! , arayın! , %50 indirim!’ gibi harekete geçmeye çağıran ‘call to action’ metinler öne çıkacaktır burada; -ki tüm espiri de bu aslında.

Belirgin ‘call to action’ mesajlar ve gönülden geçen reklam metinlerini bir arada kullanabileceğiz kampanyalarımızda; fakat, yazıların baskınlık oranında tıklama maliyetimiz de artacak demek oluyor bu durum.

Facebook gibi, dönüşüm verimi tartışmalı bir mecranın en önemli silahı olan düşük maliyetten kolay kolay vazgeçeceğini zannetmiyorum; rakamların nasıl farklılaşacağını ise zaman içerisinde göreceğiz. Ama en kaba özetle, bizim tarafta çok da bir şey değişeceğini hiç zannetmiyorum ben.

Not: Hangi durumda Facebook reklamları tercih edilmeli diye sorulacak olursa..
Açıkçası Facebook’un targeting sistemini pek samimi bulmuyorum ben. Türkiye’deki Gucci markasının takipçilerini hedef alıp, Tanzanya’daki bir yerlinin yorumuyla karşılaşmak hiç de şaşırtıcı olmuyor sıklıkla. Dolayısıyla, bir miktar mesafeliyimdir.

Re-targeting ise, birim dönüşüm maliyetleri açısından dikkatle kullanılmalı; zira verimi daha yüksek Adwords ve satışa dönüşme becerisi yüksek Instagram gibi başka alternatifler de mevcut; ve amaç birim maliyetle maksimum verimi alabilmek olduğunda, ‘herkes nereye gidiyorsa oraya gitmeli‘ bakışının çok manası olmadığına inanıyorum.

Ama mesele ‘marka bilinirliği’ olduğunda(-ki takdir edersiniz, facebook’un ulaşamayacağı kişi çok az şu dünyada), ve şayet iş konumuz ilgi görecek/dolayısıyla birim maliyeti düşük olacak bir mevzuysa… Evet, gayet gayet verimli kampanyalar da kurgulanabilecektir.

Yahut, visitor/pageview oranı ve tıklanma potansiyeli çok yüksek bir konudan söz ediyorsak; ve o pageview ile para kazanan bir web projeniz varsa şayet; yani Modaturkiye.com gibi tıklanma albenisi yüksek bir mecraya ziyaretçi çekmeyi hedefliyorsak örneğin, ve siteye gelen kişilerin ortalama 20 sayfa gezdiğini biliyorsak.. Evet.. Sineğin yağını çıkartmayı hedefleyen planlamacılar için dahi gayet mantıklı bir çözüm olabiliyor facebook reklamları.

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir