Markafoni Neden Kapandı?

Bilgi: Yazıda geçen hiç bir tüzel yahut gerçek kişiyi yakından tanımam. Ne bilançoları gördüm/takip ettim, ne arka planda nelerin olup bittiğini bilirim. Yalnızca fotoğrafı ‘uzaktan’ nasıl gördüğümü paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, ‘E zaten internetten kimse para kazanmıyor ki’, ‘internet minternet yalan dolan işler’, ‘sektör nereye gidiyor!’ gibi gereksiz çıkışlara ‘tam olarak’ katılmadığımı paylaşmak isterim. (Ama Markafoni kurucusu Sina Afra’nın şuan emlak ve inşaat işlerine odaklandığı da aklımızın bir kenarında olsun.. bknz: sektör bağımsız ticari zeka)

Markafoni tüzel anlamda başarısız oldu; ok, hadi bunu tartışabiliriz. Ama Markafoni’nin kuruluş amacı binlerce kişiye istihdam yaratmak, sektörün sümerbank’ı falan olmak değildi zaten. + kurucuların bugün çok ama çok lüks arabaları evleri var == where is the başarısızlık? hani internetten para kazanılamıyordu?).

Private shoppingi ‘görece’ bir kenara ayır (trendyol’un karlılığı hakkında az çok duyumunuz vardır eminim, yahut amazon buyvip’in kapanışını okumuşsunuzdur), ama e-ticaret sektörünün battığı ettiği yok. Sadece, sektör akıl almaz bir hızla değişiyor (10 yıl sonra Tinder kalır mı dersiniz?).. Ve bu değişime ayak uyduramayan, kısır, yanlış yahut eksik kurgulanmış iş planları, yanlış vizyonlar dökülüyor işte tek tek.. (markafoni de döküldü; ama, farklı bir model geliştiremediği taktirde o iş planının sonsuza kadar gitmeyeceğini hemen herkes biliyordu zaten)

Balon Sonunda Patladı

Dillere pelesenk oldu bu balon batlaması.. Balon büyüdü büyüdü patladı; ok.. Lakin asıl nokta şu: patlamaya da bilirdi; büyümeye ve değer üretmeye olduğu kadar, sürdürülebilir karlılığa da odaklanabilseydi.. (bknz: hala para kazanmayan whatsapp, 15 yıl önceki google, yahut 10 yıl önceki facebook)

Zira..

Büyümek ve para kazanmak internet ekosisteminde çok başka şeyler. Para kazanmayan bir dev haline gelebileceğiniz gibi, anlık güzel kazanan ama büyüyemeyen bir cüce halinde de kalabilirsiniz(her ikisinin de sonu hüsran aslında).

Whatsapp örneğin; böylesi kıymetli bir katma değer yaratmasına karşın, büyüme ivmesini zadelemeyecek bir gelir modeli yaratamadığı taktirde, daha kaç sene ayakta kalabilecek dersiniz? Yahut bugün öncelikli dikkatini markasının private shopping kanallarında kazandığı sıcak paraya odaklayan patron, 10 sene sonra aynı yerde mi olacak? Çok tatışılacak mevzular..

Koca koca internet projelerinin battığını daha çook duyacağız.. Yalnızca private shopping odağındakiler, hatta tek başına kürek çekenler de değil bak; hızlıca doğru çıkış yolunu bulamadıkları taktirde, koca koca grupların sermaye-marka desteğinde olan dev e-ticaret projeleri dahi gidecek.

Yahut hadi ben ‘kral çıplak’ diyeyim.. ‘karlı ve tutarlı iş modeli’ yaratmaktan çok, yatırım almaya odaklanan projelerin amacı balonu şişirip kaçmaktır; kimi/neyi kandırıyoruz; ne bekliyordunuz ki?

An itibariyle tutarlı, ayakları yere basan, para kazanarak büyüyebilenler dahi tehlikede aslında; zira öylesine hızlı değişiyor ki sektör, yetişebilene aşkolsun.. (yarışı/değişim hızını gözün kesmiyorsa, cadde üzerinde köfteci açmalısın[hiç küçümseme])

Markafoni neden kapandı? == Büyümeye fazla odaklanıp, kara geçmeyi ıskaladı..

‘Markafoni neden kapandı?’ diye sorulunca ilk aklımıza gelmesi gerekenleden biri  ‘Trendyol neden kapanmadı?’ olmalı bence mesela.

Marka değeri/algısı daha kötü olmasına karşın; Trendyol niye kapanmadı? Zira patron elini çekmedi projesinden, ve ‘kontrolsüz büyüdük; acil para kazanmaya odaklanmalıyız’ ı Markafoni’ye göre daha erken, daha ciddiyetle söyledi; ve white-label gruba zamanında odaklandı (bnkz: trendyol milla)

Adidas’larla, Armani’lerle siteye çekti; white-label grubuyla para kazandı.

Geçen sene cirosunu %80 arttıran Trendyol, yanlış hatırlamıyorsam şayet, gelirinin %50’sini bu white-label grubundan yarattı; ve hatta anlayana ders: cirosunun %90’ı da returning visitorlardan geldi. (karlılıktan yine bahsetmedim; dikkat!)

Bak şu 2 satırlık cümle; Trendyol’un +1 başarı sırrı işte.. Gelgel ürünle çek, para kazandıracak white-label’ı sat, returning müşteriye odaklan! Varsa dayanacak sermayen, miss gibi sürdürülebilir gelir modeli..

Ha Trendyol batacak mı çıkacak mı, para kazanıyor mu.. onlar ayrı tartışma konusu.. Ben çok ciddi kör tüneller görüyorum trenin gittiği yönde. Ama kurucu Demet Mutlu da fazlasıyla farkındadır eminim bu tehlikelerden.

‘Sürdürülebilir bir private shopping yapısı nasıl olmalı?’ sorusuna en temel, ve ilk akla gelen yanıt bu bence.

Yönetici Çöplüğü

İnternet sektörü biraz bu balon projeler, biraz da doğal yapısı itibariyle kalifiye personel anlamında tuhaf büyüyor (şimdi daha da tuhaflaşacak). Herkes dijital pazarlama yöneticisi, herkes e-ticaret müdürü, herkes seo uzmanı…. + ‘vur kaç yapmak’, ‘kısa yoldan kazanmak’ gibi janjanlı fotoğrafları diğer sektörlerdekilere kıyasla daha çok seven bir güruhtan söz ediyoruz…

Markafoni özelinde söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın (tanımıyorum da çalışanlarını).. Ama sektör sıklıkla böyle malesef. Ve istihdam da, qualifikasyondan çok tanışıklıklarla şekillenince…. Durum bu..

Markafoni çok şey kattı sektöre; orası muhakkak..Öncelikle pazarı çok hızlı büyüttüler. Pek çok konuda sektör standartını baştan yazdılar (iade süreçleri, inbox oranları, ambalajları vs vs).. Sorunsuz alışveriş süreçleriyle, 10 yıl öncesinin en büyük problemi: internet alışverişi = risk algısının kırılmasında önemli rol oynadılar.

Ama aynı zamanda, etkilerini daha yıllarca hissedeceğimiz negatifliklikler de bıraktılar beride..

Markafoni’nin Batırdığı Firmalar

Dünyanın hemen hiç bir yerinde internetten yapılan satın alımların en büyük motivasyonu ‘ucuzluk’ değildir örneğin. (avrupa’da insanlar e-alışverişi açık ara farkla ‘kolaylık’ motivasyonuyla gerçekleştiriyor mesela)

Ha tamam deyip geçmeyin; düşündüğünüzden daha ciddi ve sıkıntılı etkileri oldu ve olmaya devam ediyor bu durumun..

Mesela…. Markafoni’nin, Trendyol’un, Limango’nun yarattığı istihdamdan, kıymetli katma değerden vs bahsetmenin manası yok; bunlar zaten konuşulan şeyler.. Peki ya bu markaların batırdığı küçük internet projeleri? Yüzlercesi.. Binlercesi….

Yahut bilinçsiz patronlar, havalı yöneticilerin yönlendirmesiyle dev tekstil firmalarının marka değerlerinde oluşan lekeler(ucuz!)? Senelerce yırtındım ‘sektör altını oyuyor’ diye..

Kaç kişi, kaç sermaye bu devlerin yarattığı balonla yarışamayıp iflas etti fikriniz var mı? Yahut, ayakkabı sektöründeki fiyatlar nasıl son 10 yılda böylesi çılgınca hareket ediyor mesela? 15 yıl önceki ayakkabı fiyatlarını cidden hatırlamıyor musunuz?

Markafoni Niye Kapandı, Hadsiz Özet:

Big boss projeden uzaklaştı, white-label stratejisini zamanında görmediler, kontrolsüz büyüdüler ama aynı etkinlikte iş modelini sürdürülebilir karlılığa çeviremediler/zira odak o değildi belki de/, el elin eşşeğini türkü çağırarak arar misali yanlış bir ekip de vardı kadroda (yoktu demeyin; öyle olsa, bu tablo en azından ‘bugün’ yaşanmazdı), küçülemediler (-ki bazen küçülmek de büyümektir biliyorsunuz), Naspers bir yatırım şirketi; muhtemelen onların derdi de balonu şişirmeye devam edip ….. Neyse sustum hadi 🙂