20 Yıllık SEO Deneyimi

Son zamanlarda sıkça rastladığım, ve anlam veremediğim bir tartışma, gün geçtikçe seviyesini daha da düşürerek devam ediyor..  20 yıllık internet tecrübesi mi olurmuş, 17 yıl önce seo mu vardı, 15 yıllık e-ticaret deneyimi nasıl olur vs vs.. Okumuşsunuzdur.

Gereksiz bir tartışma; ama söylemezsem de içimde kalır sanıyorum. Elbette 20 senelik tecrübe, 2 yıllık deneyimden daha doludur gibi bir cümle kuramam; o 20 yılı nasıl geçirdiğinle, olup biteni/sektörü ne denli yaşadığın, deneyimlediğin, araştırdığınla ilgili bu mevzu daha çok. Tıpkı daha çok kazananın daha çok bildiği anlamına gelmediği gibi.. Hele ki temel dinamikleri sabit olsa da, a-b-c’si gün be gün böylesi değişen, gelişen bir konudan söz ediyorsak..

Ama ve lakin, birileri 20 yıl önce de arama motorlarında (google demiyorum, dikkat.. 20 yıl önce Türkiye’de ne arabul.com’lar, ne altavista’lar, ne yahoo’lar vardı) öne çıkmak için çaba sarfediyordu. Birileri 17 yıl önce de Türkiye’de e-ticaret yaparak az çok para kazanıyordu..

Elbette bugünkü crawl-budget’lar, canonical’lar, disavow’lar vs yoktu  SEO mevzunda; ama o dönemin imkanlarıyla site içi link yerleşiminden, meta tag’lara pek çok şey yapılıyordu. Dizin sitelerinden, Dmoz’a denenmeyen şey kalmaz; hatta daha fazla kategoride Dmoz editörü olabilmek, o başlıkta istediğini var istediğini yok edebilmek için türlü cambazlıklar yapılırdı…

Continue Reading

SEO Şart mı?

Bir başka sık duyduğum sorulardan biri de bu, ‘seo yapmamız şart mı?’..

Uzun vadeli sonuçlar, kalıcılık endişesi, kısıtlı bütçeler vs göz önüne alındığında farklı bir cevap duymak istediğinizden eminim; ama, dost acı söyleyecek yine; ‘malesef şart’…

Gittigidiyor, Markafoni, N11 gibi tüm büyük e-ticaret yatırımlarının bu konuya ayırdıkları bütçe, ekip vs konu hakkında hiç fikri olmayanlar için ‘daha kolay anlaşılabilir’ bir kanıt olabilir. Ama işi o kısmına değinmeyeceğim ben müsadenizle.

Continue Reading