SEO – Ne Zaman Başlamalı?

Şayet bir freelancer yahut üniversite öğrencisiyle çalışmıyorsanız, bütçeler yüksek; burası ok. Buradaki asıl olay, şartlarınız gereği (sermayeniz, bilginiz, motivasyonunuz, dayanma gücünüz, deneyiminiz, iş gücünüz vs) sizin SEO çalışmasına ne zaman ve hangi bütçeyle başlamanız gerektiğine karar verebilmekte bence.

Bilhassa son dönemde, yurt dışı odaklı projelerin arama motoru optimizasyonu için çokça talep almaya başladım. Hemen hepsi startup; yani sıklıkla bütçeleri kısıtlı, motivasyonları pamuk ipliğinde projeler. SEO yapmaları gerektiği söylenmiş; niyetliler; ama hem rakamlardan bihaberler, hem de kimseye güvenemedikleri için sektörü araştırıyorlar.

Hepsine aynı cevabı veriyorum: Yurt dışı SEO çalışmaları gerçekten pahalıdır; kısa vadeli sonuç alamazsınız. Ve sizin şuan ihtiyacınız olan şey uzun vadeli yatırım değil; motivasyon ve inanç sadece.

Nefesiniz sınırlı, SEO’dan net sonuçlar görmeye başlayacağınız 1 sene sonrasını görüp göremeyeceğiniz dahi şüpheli.. Önce performans pazarlamasıyla net para kazanmaya başlayın, çarklarınız dönsün, özgüveniniz artsın, temel satılabilirlik testlerinizi yapın; SEO’ya daha sonra, kazandığınızdan yahut aldığınız yatırımdan aktararak başlarsınız. Paranızı (kıt kaynakları) en verimli (cost-effective) şekilde kullanın.

Devamını Oku

Startup’lar Hangi Online Reklam Modelini Tercih Etmeli?

Dün katıldığım bir etkinlikte paylaşıldı bu soru. İster Coca-Cola olun, ister bir startup, efektif verime odaklı kaynaklar her yerde ve herkes için kısıtlı artık; benim de en sık aldığım sorulardan biri bu.

Lakin sorunun tek bir yanıtı yok maalesef. Biraz şartlarınız, biraz beklentiniz, biraz sektördeki rekabet, biraz hedef pazar…. Tonla faktör var burada cevabı şekillendiren. Hangi kanalın sizin pazarınız, fiyatınız ve ürününüz için daha uygun olduğu, ancak ve ancak küçük bütçelerle yapılacak test ve analizlerle, yani bilinçli bir matematik bir süreç ve zamanla anlaşılabiliyor. Zira sadece kıyafet odağında dahi, marka değeri-fiyat-kalite-sunum vs tonla değişken var; ve bir markada, hatta bir koleksiyonda işe yarayan model, diğer markada yahut koleksiyonda hüsran olabiliyor. (Farkındalık pazarlamasını geçiyorum; başlık sorusundaki dert başka.)

Devamını Oku

SEO Gerçekleri – Asıl Odaklanılması Gerekenler

Hemen herkesin derdi; ‘seo yapmak istiyoruz; ama çok para isteniyor ve ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz’.. ‘Content is the king’miş, hadi blog açalım web sitemize’.. ‘çok profesyoneller, 1nci sıra garantili çalışıyorlar’.. vs vs..

Öncelikle şunu belirtmek isterim: content is the king falan değildir. Daha doğrusu elbette içerik kraldır, ve kral içerik en doğal yollarla üst sırada çıkmaya meyillidir.. Ama ve lakin şayet bir hepsiburada.com değilseniz(yani en doğru içeriği en hızlı şekilde google’a sunup, en yüksek site değerine sahip değilseniz), seo çalışmasının özü, en kral içeriğe ve güce sahip olmadan da o kralların önüne geçme çalışmasıdır.  (boş içerikten, değersiz sitelerden elbette bahsetmiyorum; -ki google yeni açılan/değersiz/ sitelere yayın hayatlarının ilk günlerinde ekstra bir kıyak geçer/tepkileri test eder/; onu da ayrıca belirteyim.)

Aksi durumda kim rekabet edecek gittigidiyor’la, n11’le? Kim açıklayacak, atıyorum ‘en havalı şapkalar’ aramasında, abc.com’un ürettiği ‘en havalı şapkalar’ içeriğini, altında nofollow edilmemiş kaynak göstererek copy-paste yapan onedio’nun asıl kaynağın üzerinde 1nci sırada çıkmasını? (hayır zamanla ilgili bir durum da değil bu; beklemeyle çözülmeyecek)

Devamını Oku

20 Yıllık SEO Deneyimi

Son zamanlarda sıkça rastladığım, ve anlam veremediğim bir tartışma, gün geçtikçe seviyesini daha da düşürerek devam ediyor..  20 yıllık internet tecrübesi mi olurmuş, 17 yıl önce seo mu vardı, 15 yıllık e-ticaret deneyimi nasıl olur vs vs.. Okumuşsunuzdur.

Gereksiz bir tartışma; ama söylemezsem de içimde kalır sanıyorum. Elbette 20 senelik tecrübe, 2 yıllık deneyimden daha doludur gibi bir cümle kuramam; o 20 yılı nasıl geçirdiğinle, olup biteni/sektörü ne denli yaşadığın, deneyimlediğin, araştırdığınla ilgili bu mevzu daha çok. Tıpkı daha çok kazananın daha çok bildiği anlamına gelmediği gibi.. Hele ki temel dinamikleri sabit olsa da, a-b-c’si gün be gün böylesi değişen, gelişen bir konudan söz ediyorsak..

Ama ve lakin, birileri 20 yıl önce de arama motorlarında (google demiyorum, dikkat.. 20 yıl önce Türkiye’de ne arabul.com’lar, ne altavista’lar, ne yahoo’lar vardı) öne çıkmak için çaba sarfediyordu. Birileri 17 yıl önce de Türkiye’de e-ticaret yaparak az çok para kazanıyordu..

Elbette bugünkü crawl-budget’lar, canonical’lar, disavow’lar vs yoktu  SEO mevzunda; ama o dönemin imkanlarıyla site içi link yerleşiminden, meta tag’lara pek çok şey yapılıyordu. Dizin sitelerinden, Dmoz’a denenmeyen şey kalmaz; hatta daha fazla kategoride Dmoz editörü olabilmek, o başlıkta istediğini var istediğini yok edebilmek için türlü cambazlıklar yapılırdı…

Devamını Oku

SEO Şart mı?

Bir başka sık duyduğum sorulardan biri de bu, ‘seo yapmamız şart mı?’..

Uzun vadeli sonuçlar, kalıcılık endişesi, kısıtlı bütçeler vs göz önüne alındığında farklı bir cevap duymak istediğinizden eminim; ama, dost acı söyleyecek yine; ‘malesef şart’…

Gittigidiyor, Markafoni, N11 gibi tüm büyük e-ticaret yatırımlarının bu konuya ayırdıkları bütçe, ekip vs konu hakkında hiç fikri olmayanlar için ‘daha kolay anlaşılabilir’ bir kanıt olabilir. Ama işi o kısmına değinmeyeceğim ben müsadenizle.

Devamını Oku

E-Ticaret Süreçleri.. In-House mu, Out-Source mu?

E-ticaret’e ait teknik hizmet süreçlerinin kurum içinde mi(in-house) yapılması gerektiği, yoksa hizmet olarak profesyonel ajanslardan mı alınması gerektiği(out-source) son dönemde sıkça karşılaştığım bir soru.

Yanıt elbette önce vizyon, sonra bütçe ve imkanlara göre şekil alıyor. Kendim de bir hizmet ajansı sahibi olmama rağmen; “inşaat malzemeleri satan x bir küçük işletmenin ilgili tüm süreçleri kurum içine alması ne denli anlamsızsa, ciddi cirolar hedefleyen, konuya yatırım yapmaya niyetlenmiş dev işletmelerin ilgili süreçleri out-source olarak almasının da bir o kadar anlamsız” olduğunu düşünüyorum.

Devamını Oku