N11, Hepsiburada Gibi Açıkpazarlara Komisyon Vermeden Satış Yapmak (?)

Güzel olurdu öyle değil mi?

Çok karşılaştığım sorulardan biri bu. ”N11’den, Trendyol’dan vs gayet güzel satış yapıyoruz; ama %15-20 komisyon vermeden kendi sitemiz üzerinden satış yapsak ne güzel olurdu..”

E güzel olurdu tabi, haklısın; lakin atladığın noktalar var:

1: Aynı ürün Hepsiburada’da, N11’de aynı fiyata satılırken, alıcı neden o güvenceden vazgeçip senin .com siten üzerinden satın alsın?

2: .Com siten üzerinden satış yapabilmenin maliyeti hakkında fikrin var mı? (yalnızca reklam maliyetinden bahsetmiyorum)

İlk sıkıntı için kısa yollar var elbette.. Fiyatı değiştiremezsiniz belki; ama görünmeyen iskontolar yahut havuçlar koyarsınız sitenize. Örneğin ‘ilk satın alımlarınızda sepette %10 iskonto’.. Bu kayda değer bir fayda müşterinin default bakışını şekillendirmek için; lakin, ‘3 kuruş fazla olsun, ama güvenli ve bilinen kanallardan satın alayım‘ mevzunu aşmanız düşündüğünüzden daha masraflı olabilir.

Devamını Oku

Markafoni Neden Kapandı?

Bilgi: Yazıda geçen hiç bir tüzel yahut gerçek kişiyi yakından tanımam. Ne bilançoları gördüm/takip ettim, ne arka planda nelerin olup bittiğini bilirim. Yalnızca fotoğrafı ‘uzaktan’ nasıl gördüğümü paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, ‘E zaten internetten kimse para kazanmıyor ki’, ‘internet minternet yalan dolan işler’, ‘sektör nereye gidiyor!’ gibi gereksiz çıkışlara ‘tam olarak’ katılmadığımı paylaşmak isterim. (Ama Markafoni kurucusu Sina Afra’nın şuan emlak ve inşaat işlerine odaklandığı da aklımızın bir kenarında olsun.. bknz: sektör bağımsız ticari zeka)

Markafoni tüzel anlamda başarısız oldu; ok, hadi bunu tartışabiliriz. Ama Markafoni’nin kuruluş amacı binlerce kişiye istihdam yaratmak, sektörün sümerbank’ı falan olmak değildi zaten. + kurucuların bugün çok ama çok lüks arabaları evleri var == where is the başarısızlık? hani internetten para kazanılamıyordu?).

Private shoppingi ‘görece’ bir kenara ayır (trendyol’un karlılığı hakkında az çok duyumunuz vardır eminim, yahut amazon buyvip’in kapanışını okumuşsunuzdur), ama e-ticaret sektörünün battığı ettiği yok. Sadece, sektör akıl almaz bir hızla değişiyor (10 yıl sonra Tinder kalır mı dersiniz?).. Ve bu değişime ayak uyduramayan, kısır, yanlış yahut eksik kurgulanmış iş planları, yanlış vizyonlar dökülüyor işte tek tek.. (markafoni de döküldü; ama, farklı bir model geliştiremediği taktirde o iş planının sonsuza kadar gitmeyeceğini hemen herkes biliyordu zaten)

Devamını Oku

E-İhracat Hakkında ( Cross Border E-Ticaret )

Son günlerin bir diğer gözde konusu e-ihracat, içeriğinde barındırdığı mutlak fırsatlar kadar, etrafında mevzilenmiş çakallarının iştahıyla da dikkatimi çekiyor bir süredir.

  • Türkiye’de 10 liraya satamadığın ürünü, İran’da, Avrupa’da 40 liraya çak(?)…
  • 2 Entegrasyon, 3 seo tamamdır; sen parayı yatır, kazanmamak imkansız…
  • Devlet de destek oluyor bak; al Alibaba’yı, bas paraları.. vs vs…

Elbet kendi içerisinde büyük fırsatlar barındırıyor e-ihracat; bu konuda hemfikiriz. Fakat böylesi ucuz(!) ve kolay mı; bak orada söyleyecek çok sözüm var.

Yabancı private shopping ve marketplace siteleriyle yapılan entegrasyonlar (bakınız entegra & iran->bamilo) yahut aracılar vasıtasıyla Avustralya’nın, Almanya’nın private kanallarında yapılan satışlardan bahsetmiyorum; onlar ince elenip sık dokunduktan sonra muhakkak test edilmesi gereken araçlar (bknz: kaldıraç etkisi; hiç küçümsemeyin).

Devamını Oku

E-ticaret’te Başarının Temel Kuralları

O kadar çok, ‘can yanmadan başarı’ vizyonuyla yola çıkan girişimci yahut şirketle muhattap oluyorum ki; paylaşmak şart oldu.

Konvansiyonel mağazacılık yapan bir işletmenin online kanallarda da satış yapmaya niyetlenmesi daha kolay; hele ki marka bilinirliği hal-i hazırda yüksekse. Zira ‘müdavimi oldukları markanın online satış alternatifini sabırsızlıkla bekleyen’ tonla insan oluyor zaten kapıda; e-ticaret departmanında raporlama ve ajans koordinasyonu dışında hiç bir şey yapılmasa dahi o online kanal satış yapıyor/para kazanıyor (ROPO etkisine girip, konuyu dağıtmak istemiyorum). Bilhassa hazır giyim sektörü, bu hal-i hazırda ‘alışveriş yapmaya niyetli yahut meyilli’ segmentin ekmeğini yiyip, e-ticaret başarılarını konferanslarda böbürlenerek anlatmayı çok sever biliyorsunuz (memnuniyet ve cazip tekliflerle potansiyel talebi yönlendirme hususunda çok başarılı örnekler var ama kesinlikle)

Devamını Oku

E-ticaret Aldatmacası & Incremental Revenue

Biraz iddialı oldu başlık, farkındayım; fakat öylesine marka bilinirliği, sadakati, değeri gibi hazırdan yiyen faktörlerin üzerine kurulmuş ki memleketim e-ticaret perakendeciliği, ortadan markayı çıkarttığımızda içeride yeller esiyor.

E-ticaret = fiziksel mağaza cirolarından çalmak mıdır sadece?

Markalar kendilerine sunulan rakamlardan memnun; zira potansiyelden, gelecekten, daha yukarıdan nasıl göründüklerinen ve dijital stratejinin ne olduğundan bihaberler. Yöneticiler durumdan memnun, zira ….

“Hadi hedef lokasyonlar belirleyip, yurt dışını test edelim” diyen markalar, işte tam da bu sebeple şok üstüne şok yaşıyor ya zaten; “welcome to gerçek ticaret/e-ticaret dünyası”.

Devamını Oku

E-ticaret, Segmentasyon & BigData

Segmentasyon ve BigData’nın perakende süreçlerindeki önemi, son dönemin popüler tartışma konularından biliyorsunuz; yenilikçi e-ticaret ve dijital pazarlama çözümlerinde de yine her geçen gün daha sık kullanılıyor.

Çok kafanızı karıştırmanın anlamı yok; müşteri ve hedef kitle davranışlarından çeşitli enstrumanlarla alınan datalar, anlamlandırılıp, pazarama ve satış süreçlerinde kullanılıyor; hepsi bu..

En basit kurguda şöyle düşünün;
Daha önceki ziyaretlerinde erkek ofis kıyafetleriyle çok zaman geçirdiği için “çalışan, genç, beyaz yakalı erkek” olarak segmente edilen bir ziyaretçiye, alışveriş sitesini sonraki açışında “o ürün grubu ön planda” olarak sunulabiliyor. Yahut erkek olduğu varsayılan / tespit edilen ziyaretçiye, site erkek kıyafetleri ön planda gösteriliyor.

Devamını Oku

Moda Odaklı E-ticaret Projelerinde Cross Sell Yapısı & Kombin Sistemi

Moda odaklı e-ticaret projeleri için olmazsa olmaz satış methodlarından biri de cross-sell yapısıdır. Daha önce up-selling satış sisteminden bahsetmiştim hatırlarsınız; cross-sale ise, satın almaya niyetlenilen ürünün bir ek fonksiyonlusunu/faydayı önermeye değil, sepete eklenmek üzere, ilgilenme potansiyelinizin yüksek olduğu ek ürün önermeye odaklanır. “Bunu alan, şu ürünü de aldı” gibi üstünkörü özetleyebileceğimiz sistem, bilhassa moda odaklı e-ticaret projeleri için sepet ortalamasını arttıracak ciddi fırsatlar vaadedebiliyor.

Söz konusu yapıyı, moda odaklı projelerde “kombin” mantığı üzerinden kurgulayabiliriz. Hardal rengi bir pantolon satın almak üzere olan bir müşteriye, sepet aşamasında (ürün profilinde değil) aldığı ürünü kombinleyebileceği kahverengi ayakkabılar sunmak, yahut satın aldığı mendille aynı renkte çoraplar önermek gayet yerinde örnekler olabilir.

Devamını Oku

E-ticaret & Altyapı Seçimi

E-ticaret projelerinin başarı yahut başarısızlığını şekillendiren önemli faktörlerden biri de altyapı seçimidir. Toplu ürün ekleme, entegrasyon, kurgulayabileceğiniz kampanya seçenekleri, yabancı dil desteği gibi temel fonksiyonların haricinde, seçim kararına yön verecek 5 temel husus hakkındaki fikirlerimi paylaşmak istiyorum izninizle.

  • Fiyat

‘O da iş görür bu da; pahalısına ne gerek var’ bakışı, dostlar alışverişte görsün diye e-ticaret departmanı kuranlardan sizi ayırmayacaktır.

  • Üretim / hazır olma süresi

Söz konusu girişimcilikse, bazen kervanı yolda düzeltmek gerekir.

  • Geliştirilebilirlik

Altyapınız ihtiyaca uygun geliştirilebiliyor mu? Geliştirilebiliyorsa kimler müdahale edebiliyor, ve olası özelleştirme bütçeleri, saatlik ücretler nasıl?

  • Sözleşmeler & Bağımlılık

Altyapı güzel; ama sömürülüyor muyuz? Sürecin astarı yüzünden pahalıya mı gelecek?

  • Güvenlik

Oluşabilecek kesintiler ve kayıplar, düşündüğünüzden de fazla zarar verebilir projenize. 3 Temel tavsiye: Güvenlik profesyonellerin işidir; bilmiyorsanız kolları sıvamayın. Yedeklerinizi çok özenli alın. Uyarı ve test sisteminizi iyi kurun; sıkıntıları vakitlice öğrenin.

Devamını Oku

E-ticaret & Up-Selling Methodunun Önemi

E-ticaretteki satın alma sürecine yaratıcı katma değerler katıp sepet yekünü, hacmi ve tutarlılığını maksimize etmek, ilgili her yöneticinin en az doğrudan satış yapmak kadar önceliğinde yer alması gereken bir konu.

Ziyaretçi davranışları, satın alma motivasyonları, özelleştirilmiş content, segmente edilmiş müşteriler ve müşteri davranışları yeni nesil 3rd party araçlarla gayet güzel yönetilebiliyor artık. Ancak, geleneksel satış geliştirici modellerin rolü burada bambaşka…

Up-Selling , Cross-Selling , Bundle , Add-on Selling

Ürün profil sayfalarından, sepet ve satın alma adımlarına kadar yapılabilecek yönlendirmelerle dönüşüm kalitesi ve sepet hacimlerinde ciddi oranlarda ‘fark yaratan’ sonuçlar elde edilebiliyor. Amatör bakışla yönetilen çok küçük çaplı cirolar için yarattığı fark göreceli olsa da; 2,3 ürün olan sepet ortalamasını 2,8’e çıkartan bir dev perakendeci için, milyon milyon liralık kazançlardan söz ediyorum; -ki e-ticarette başarı dediğimiz şey, sıklıkla bu tip detaylarla şekilleniyor zaten.

Devamını Oku

E-Ticaret & Yurt Dışı Satış

E-ticaretin ihracata katabileceklerini tartışmanın manası yok diye düşünüyorum; konuya önem vermesine karşın çekinceleri olan arkadaşlar için acizane deneyimlerimden aklıma gelen temel noktaları paylaşmak istiyorum izninizle.

Öncelikle altyapı kısmına odaklanalım.

Teknik kısımda aşılması gereken ilk sorun sitemizin dil ve döviz desteğiyle ilgi olacaktır elbette. Şayet hazır/ucuz türkçe e-ticaret paketlerinden birini kullanıyorsanız, bu konuda yapabileceğiniz çok bir şey yok malesef; çok az alternatif marka yabancı dil ve döviz desteği sunuyor. Ya bu desteği sunan bir e-ticaret paketiyle ilerleyeceksiniz, ya da tüm dünyaca ortak kullanılan altyapılara yönelecek, ve konuya yatırım yapacaksınız.

Devamını Oku